ATEİZME CEVAP

ALLAH’I KİM YARATTI?

Makalenin videosunu izlemek için tıklayın

Aslında bu tarz soruların tamamı bilinç dışı beyinde ikna olunan inkarın, bilinçli beyinde uydurulan sözde mantıklarıdır. Ateistler geçtiğimiz yüzyıla kadar evrenin sonsuzdan geldiğine inanıyorlardı ve bunu çok iyi anlıyorlardı. Geçtiğimiz yüzyıl evrenin bir başlangıcı olduğu bulununca nedense Allah’ın hep var olduğunu bir türlü anlayamadılar. Tabi ki konu anlayamamak değil bilinç dışında karar verilen inkarın bilinçli bölümde bir sebebe bağlanmasıdır. Evren Big Bang’le başlamıştır dolayısıyla zaman ve mekan da Big Bang’le başlamıştır. Evren harici zaman ve mekan yoktur. Zaman ve mekan olmayan bir boyutta önce veya sonradan bahsedemeyiz. Dolayısıyla aslında “Allah sonsuzdan beri var” demek bile doğru olmaz. Hatta “Allah hep vardı” da diyemeyiz çünkü “dı” ekiyle yine zamana bağlamış oluruz. Çok az yoğunlaşmayla anlaşılacak bu gerçek, ateisler tarafından bir türlü anlaşılamamaktadır. Dünyaca ünlü ateist Richard Dawkins bu konuda şöyle bir mantık üretir. Allah hep vardı demekle DNA hep vardı demek arasında bir fark yoktur. Hayır… Çok büyük fark vardır. Çünkü DNA’nın hep var olmadığını biliyoruz ve DNA, evren içinde zamana ve mekana bağlıdır. Ancak Allah zamana ve mekana bağlı değildir ve sebepsiz bir sebep olma zorunluluğu nedeniyle akla en uygun açıklama yaratılmamış bir yaratıcıdır.

Bu soruyu cevaplamamın sebebi ateizmin sabit bir mantığının olmadığını göstermek ve ürettiği soruların gerçekten merak edildiği için değil sadece insanlara karşı inkar sebeplerini saklayarak gerçekten akılcı sebeplerle inkar ettiklerine inandırma çalışmasının deşifresidir. Mesela Heackel hücre için “içi su dolu baloncuk” demiştir ve doğada kendiliğinden oluşacağını iddia etmiştir, 100 sene sonra hücrenin kompleks yapısı bulununca da Ergi Deniz Özsoy proteinle ilgili yani dolayısıyla hücre ile ilgili “çok kompleks. Allah niye böyle kompleks yaratsın” diyerek ateistlerin sabit bir mantığı olmadığını göstermiştir. Beynin bilinç dışı bölgesinde inkar sabitlenmiştir. Bilinçli bölgedeki mantıklar ve sebepler sürekli değişmiştir.

Baş, son, önce, sonra vb. kavramlar evrene bağımlı kavramlardır. Evrenden farklı bir boyutta böyle kavramlar olmaması son derece doğaldır. Zaman olmayan bir boyutta, “Allah beklerken bir anda evreni yaratmaya karar verdi” gibi bir önerme yapamayız. Çünkü zaman yok. Zamanın olmadığı bir yerde bekleme de olmaz. Dolayısıyla önce veya sonra yok. Allah katında herşey canlı bir şekilde vardır ve her şey olup bitmiştir. Zaman bizim için özel yaratılmış bir kavramdır. Hatta o bile görecelidir. Tüm bu anlatımlardan çıkan sonuç, zaman ve mekan olmayan boyutta varlığı olan bir Allah’ın zaman ve mekana bağımlı bir evren yaratmasının  akla ve mantığa son derece uygun bir açıklama olduğudur. Evren içindeki her tasarım, bir yapana ihtiyaç duyar. Bu gereklilik evren için geçerlidir. Ancak  zamansızlık ve mekansızlıkta varlığa sahip evrenden bağımsız bir Yaratıcının tasarımcıya ihtiyacı yoktur.

Paul Davies “Son Üç Dakika” kitabında bu konuyu şöyle açıklar;

Zamanın olmadığı yerde ise, alışılmış anlamda nedensellik de olamaz. (syf 35)

Yani zamanın ve mekanın olmadığı yerde var olan Allah’ın var olması için bir sebebe ihtiyacı yoktur. Ayrıca nedensellik ilkesinin bu evren için özel yaratıldığına dikkat çeken ayete de baktığımızda konu tam anlamıyla netleşmektedir;

Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra biz güneşi ona bir delil kılmışızdır. [Furkan Suresi (25/45]

Allah evrendeki her sonucu bir sebebe bağlamıştır ve evrene bağımlı olan (evren de dahil) her sonucun bir sebebi vardır. Ancak evren dışı olan ve evrenden tamamen bağımsız (münezzeh) olan Allah’ın bir sebebe ihtiyacı yoktur.

İLGİLENECEĞİNİZ DİĞER MAKALEM : http://akingozukan.com/ateizmin-sebepleri-ve-gecersizligi/

ALLAH’I KİM YARATTI?” üzerine 4 yorum

  1. güzel bir yazı. ancak benim kafamda şöyle bir soru var.

    doğru tüm kavramlar, önce, sonra, büyük, küçük v.b., bu evrene ait. peki tanrı, ezeli, mutlak, sonsuz gibi kavramlarda bu evrene ait değilmi? bu evrene özgü kavramlarla, bu evrenin dışına (ki dış iç te bu evrene özgü kavramlar) nasıl çıkılabilir?

  2. Teşekkürler. Tanrı, ezeli, mutlak ve sonsuz kavramlarının tamamı zamana ve mekana bağlı evrene ait kavramlar değil. Tanrı (bana göre Allah) Evrenden bağımsız. Ezeli ve mutlak kavramı evrenin başlangıcı olduğu için yine evren dışı bir kavram. Sonsuz kavramı da evrenin mutlaka bir sonu olduğu için (bilimsel ismi büyük çöküş) yine bu evrene ait değil. Zamana ve mekana bağlı olan evrenimizden bağımsız kavramlar.

    1. Bence bu kavramlar, bu evrene ait. kırmızı rengi bilmeyen birisine kırmızı rengi anlatamayacağın gibi. biz bize verili anlam dünyasının dışına çıkamayız. bu yüzdende tanrıyı bilemeyiz diye düşünüyorum. tanrıyı bile bilmemiz için tanrıyla ortak bir paydamız olması lazım. birbirinin dilini bilmeyen insanların anlaşamayacağı gibi.

  3. Tanrıyı tam olarak bilen ancak kendisidir herhalde. Geri kalan herşey acizdir. Hatta tanrı bilmenin de ötesinde. Biz onu ezeli, mutlak, sonsuz diyerek bildiklerimizin dışında, ötesinde tutuyoruz. İnsana bilinmezliği ve sonsuzluğu düşünme bilinci verilmiş ki bana göre Tanrı inancının temeli de budur. Ondan bağımsız olmadığımızın bir kanıtıdır ona inanmamız. Eğer hiç birşey diyemeseydik “vardır” da diyemezdik. Çünkü varlık ve yokluk da bizim kavramlarımız. Ama unutmayalım ki bize verilen bilgi de aslında onun bilgisidir, ona aittir. Bu çerçevede ondan bahsetmek onu kısıtlamak değil, kendi acziyetimizi belirtmektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir