YAZILARIM

BAZI “MÜSLÜMANLARIN” KABUL EDEMEDİĞİ “KURAN” AYETLERİ

Müslüman alemine yol gösteren tek bir kitap olmasına rağmen Müslümanlar arasında pek çok ayrılık vardır. Bazı insanlar bir kısım müslümanların yaptıklarını eleştirerek kendi fikirlerini öne sürmektedirler. İşin ilginç yanı ise yaptığı eleştirileri din adına yapmalarıdır.

Mesela bir yerde Kitap Ehli’yle ilgili bir yazı gördüğünde hemen altına Kitap Ehli’nin tamamını kapsayacak şekilde eleştiriler yazmakta, Kuran’daki  “Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehli’nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah’ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar.  [Âli İmran Suresi /113]”  ayeti hatırlatıldığında da bunu kabul etmekte zorlanmaktadırlar.

Mesela Peygamberimizin sürekli olarak fakir olduğunu söyleyenlere “Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi? [Duha Suresi /8]” ayeti hatırlatıldığında bu ayeti bir türlü kabul edememektedirler. Kuran’da Müslümanların Dünya’daki barışı kurma yöntemi olarak komünist yöntemleri kullananlara, (yani kahrolsun diye bağırmak, canlı bomba olmak, bayrak yakmak gibi) Kuran’daki yöntemlerin böyle olmadığını Allah’ın “İnkâr edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. [Enfal Suresi  /73]”  şeklinde emrettiği hatırlatıldığında bunu kabul etmek istememektedirler.

Mesela zengin ve lüks bir yaşantının müslümana yakışmayacağını iddia eden bir kişiye Hz Süleyman’ın Kuran’da anlatılan sarayı ve yaşantısı hatırlatıldığında ve Allah’ın bize örnek gösterdiği söylendiğinde, bunu kabul etmeye yanaşmadığı görülür. Güzel kıyafetlerin, bazı rızkların veya başka şeylerin Allah’ın böyle bir hükmü olmadığı halde haram olduğunu iddia edenlere “De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır.” Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.” [A’raf Suresi /32] ayeti hatırlatıldığında buna karşı direndikleri görülmektedir. Bazı Müslümanlara aslında tüm peygamberlerin bizim peygamberimiz olduğu ve hiçbirini birbirinden ayırt etmememiz gerektiği söylendiğinde bu karşı çıkmakta, “Deyin ki: “Biz Allah’a; bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilen ile peygamberlere Rabbinden verilene iman ettik. Onlardan hiç birini diğerinden ayırdetmeyiz ve biz O’na teslim olmuşlarız.” [Bakara Suresi /136] ayeti hatırlatıldığında ise, yine bunu kabul edemediklerine şahit olmaktayız.

Mesela Müslümanların arasındaki fikri ayrılıkların Kuran’daki “Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır. [Rûm Suresi /32] ayetine aykırı olduğu söylendiğinde, bu ayrılıkların bir “rahmet” olduğunu iddia edebilecek kadar ileri gitmektedirler. Hatta bu tarz insanların dinle ilgili fıkra anlattıkları veya anlatılan ortamlarda bulunduklarında onlara “Ayetlerimiz konusunda ‘alaylı tartışmalara dalanlar:’ -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma. [En’am Suresi /68] ayeti hatırlatıldığında buna inanmak istemedikleri veya (haşa) bu hükmün o kadar önemli olmadığı yönünde izahlar yaptıkları görülmektedir.

Bunun gibi pek çok konuda Kuran’a uymayan yorumlarda bulunup, bunu da din adına savunan Müslüman kardeşlerimize Kuran’da “Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: “Bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir. “[Yûnus Suresi /15] ayetindeki duruma düşmelerinden Allah’a sığınmalarını tavsiye ediyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir