YAZILARIM

HZ. MUHAMMED, KESİN OLARAK PEYGAMBERDİR

Kainata baktığımızda her yerde bir düzen, bilgi, sanat, teknoloji ve üstün bir akıl gerektiren pek çok gerçekle karşılaşırız. Bu yüzden üstün akıl sahibi bir yaratıcının varlığı kesindir. Yaratıcının kim olduğunu da Kuran’dan öğrenebiliriz. Kuran’la ilgili 2 görüş vardır. Birincisi Hz. Muhammed’in Peygamber olduğu ve Kuran’ın da O’na vahiyle indirildiği iddiası. İkincisi ise (Peygamberimizi tenzih ederim) “Muhammed isimli birinin farklı amaçlarla yazdığı bir kitaptır” iddiası.  Aslında Kuran’daki pek çok mucize Kuran’ın peygamber olmayan birinin yazamayacağını net bir şekilde gösterir. Ama bu makalemde farklı konularla Kuran’ın Allah’ın kitabı olduğunu göstereceğim.

Kuran’ın insan sözü olması için, Kuran’daki hiçbir ayette yazan kişinin riske girmemesi ve kendisine yönelik bir kısıtlama veya uyarı olmaması gerekir. Bakalım öyle mi?

1-Bizans’la Perslerin Savaşacağı ve Bizansların Yeneceği 7 Yıl Önce Kuran’da Bildirilmiştir

Rum (orduları) yenilgiye uğradı. Dünyanın en alçak yerinde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Birkaç yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah’ındır. Ve o gün mü’minler sevineceklerdir. [Rûm Suresi (30/2-3-4]

Ayette Rum ordularının yenilgiye uğradığı ve birkaç yıl içinde yenecekleri geçmektedir. Gerçekten de Bizanslılar Perslere yenilmiş ve ayet indikten 7 yıl sonra Persleri yenmişlerdir. Hem de çökmek üzere olduğu bir anda. Hatta bu ayet indiği zaman müşrikler kendilerince Müslümanlarla alay etmiştir. Çünkü kimse Bizansın Persleri yenmesine ihtimal vermemiştir. Şimdi düşünelim. Bir kişi, kendine vahiy olarak geldiğini söylediği, fakat kendi yazdığı bir kitaba böyle bir bilgi koyar mı? Tabi ki koymaz. Çünkü bu konunun hem Müslümanlarla alakası yok hem de böyle bir savaş olmasa, veya olsa bile Bizanslılar kaybetse bu kitabı yazan kişinin etrafında bir kişi bile kalmaz.

2-Müslümanların Mekke’ye Güven İçerisinde Gireceği Önceden Bildirilmiştir

Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram’a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. [Fetih Suresi (48/27]

Müslümanların Mekke’ye güven içerisinde gireceği Peygamberimiz in rüyasına girmiş ve bu rüyanın ardından üstteki ayet inmiştir. Eğer güven içerisinde giremeseler ve sorun yaşasalar yine Peygamberimizin etrafında bir kişi bile kalmazdı.  Böyle bir olayı önceden bildirmek normalde çok büyük bir risktir. Tabi ki Peygamber olmayan bir insan için…

3-Kuran’da Peygamberimize Evlilik Bir Süre Sonra Yasaklanmıştır

Bundan sonra (başka) kadınlar ve bunları başka eşlerle değiştirmek -güzellikleri senin hoşuna gitse bile- sana helal olmaz…[Ahzâb Suresi (33/52]

Kuran’ın Peygamber sözü olduğunu ve her konuda güç elde etmek için Kendi yazdığını iddia edenlere bir delil daha. Peygamberimiz eğer Kuran’ı kendi çıkarları için yazmış olsa neden kendine evliliği yasaklasın? Tek cevap var. Kuran Allah sözü…

4-Kuran’da Peygamberimiz İki Kez Uyarılmıştır

Hiç bir şey hakkında: “Ben bunu yarın mutlaka yapacağım” deme. Ancak: “Allah dilerse” (inşallah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: “Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir.” [Kehf Suresi (18/24]

Peygamberimiz  bir kez inşAllah demediği için ayetle uyarılmıştır. Normalde birisi kitap yazıyor olsa kendi karizmasını sarsamaya yönelik hiçbir bölüm eklemez. Hatta şu an sahte hocaların ve sahte şeyhlerin kendilerini hatasız gösterme çabasını da dikkate alırsak böyle bir bölümü bir insanın kendi yazdığı kitaba eklemesi mümkün değildir.

Surat astı ve yüz çevirdi; Kendisine o kör geldi diye. Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip-arınacak? Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak. Fakat kendini müstağni gören (hiç bir şeye ihtiyacı olmadığını sanan) ise, İşte sen, onda ‘yankı uyandırmaya’ çalışıyorsun. Oysa, onun temizlenip-arınmasından sana ne? Ama koşarak sana gelen ise, Ki o, ‘içi titreyerek korkar’ bir durumdadır; Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun. [Abese Suresi (80/1-10]

Belki bazı kişiler ilk kez öğrenecek olabilir ancak üstteki uzun süren sert uyarı Peygamberimize yapılmaktadır. Peygamberimiz  bir kabile reisine tebliğ yaptığı sırada gelen kör bir kişinin sorduğu soru karşısında ona cevap vermeyerek kabile reisine tebliğine devam etmiştir ve bu olayın ardından üstteki ayet inmiştir. Normalde Kuran’ı kendi yazan bir kişinin yaptığı bu hata sonucu kendi hatasını yazdığı kitaba uzun uzun ve sert bir uyarı şeklinde yazması tabi ki akla ve mantığa uymaz. Çünkü çıkar elde etmek isteyen birisi karizmasına zarar verecek hiçbir şeye kesinlikle izin vermez. Ancak Peygamberimiz  gerçek bir Peygamberdir ve Allah, dilediği uyarıyı Peygamber de olsa yapar.

5-“Sen kitap nedir iman nedir bilmezdin”

Bu maddenin başlığının Hz. Muhammed’le ilgili söylendiğini sanırım birçok kişi yeni öğreniyor.

Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip-iletiyorsun. [Şûra Suresi (42/52]

Kuran’daki bu ayette Hz. Muhammed’in Peygamber olmadan önce Kuran’ı ve dolayısıyla imanı bilmediği geçiyor. Normalde dini geleneksel yaşayan kişiler Hz. Muhammed’in Peygamber olmadan önceki yaşantısının da örnek olduğunu iddia etseler de bu iddia Kuran’a aykırıdır. Rivayetlere göre Hz. Muhammed güvenilir birisi olarak bilinmesine rağmen imanı bilmiyor oluşu Kuran’da özellikle belirtilmiştir. Kuran’ı kendi yazan birisi tabi ki böyle bir ayet koymayacaktır. Hz. İsa’yı haşa ilahlaştıran kafa yapısı, Hz. Muhammed konusunda da boş durmamış ve Peygamberin Kainatın efendisi (efendi Rab demektir) olduğunu iddia etmişlerdir. Dünya’nın Peygamber için yaratıldığını iddia etmişlerdir. Ancak bunlar Kuran’a aykırı iddialardır.

6-“Muhammed yalnızca bir elçi”

Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir… [Âli İmran Suresi (3/144]

Günümüzde sözde şeyh ve hocalar etrafındakileri kandırmak için kendilerinin çok üstün oldukları imajı vermeleri, kendi ego tatminleri için müritlerini yerlerde süründürüp el pençe divan durumuna soktuklarını düşünürsek böyle bir ayetin Allah tarafından indirildiği netleşmiş olur. Allah Peygamberin ilahlaştırılmaması için özellikle O’nun sadece bir elçi olduğunu vurgulamaktadır. Eğer Hz. Muhammed bu kitabı kendi yazmış olsa, ayetlerde sürekli kendi üstünlüğünden bahsederdi. Ancak Kuran’da Muhammed ismi bile sadece 4 kez geçer.

7-Elçileri ayırdetmeyin

Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, mü’minler de. Tümü, Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı. “O’nun elçileri arasında hiç birini (diğerinden) ayırdetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana’dır” dediler. [Bakara Suresi (2/285]

Yine aynı mantıkta bakarsak eğer Kuran’ı Hz. Muhammed yazmış olsa elçiler arasında en üstünü olduğunu vurgulardı. Ancak tam tersi müslümanların elçiler arasında ayrım yapmamaları Kuran’da vurgulanmıştır. Şu an sözde şeyh ve hocalar kendilerini haşa ilahlaştırırken Kuran’da bu ibarenin olması Allah sözü olduğunun bir delilidir.

8-Savaşta bile namaz kılınması

Kuran’ı inkar edenlerin en belirgin iddialarından biri, Kuran’ı Hz. Muhammed’in güç elde etmek ve Mekke’ye hükmetmek için kendi yazdığı iddiasıdır. Ancak Kuran’da savaş sırasında bile namazın terk edilmemesi emredilir.

İçlerinde olup onlara namazı kıldırdığında, onlardan bir grup, seninle birlikte dursun ve silahlarını (yanlarına) alsın; böylece onlar secde ettiklerinde, arkalarınızda olsunlar. Namazlarını kılmayan diğer grup gelip seninle namaz kılsınlar, onlar da ‘korunma araçlarını’ ve silahlarını alsınlar. Küfredenler, size apansız bir baskın yapabilmek için, sizin silahlarınızdan ve emtianız (erzak ve mühimmatınız)dan ayrılmış olmanızı isterler. Yağmur dolayısıyla bir güçlüğünüz varsa veya hastaysanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir sorumluluk yoktur. Korunma tedbirlerinizi alın. Şüphesiz, Allah kafirler için aşağılatıcı bir azab hazırlamıştır. [Nisa Suresi (4 /102]

Ayette de görüldüğü gibi namaz, savaş sırasında bile terk edilemez. Halbuki amacı güç elde etmek isteyen biri savaşıyorsa ve Kuran’ı kendi yazıyorsa mantıki açıdan Kuran’a “savaş sırasında namazı terk edebilirsiniz” diye bir ibare koyması gerekirdi. Çünkü amaç güç kazanmaksa savaşta başarı riske atılamaz. Ama ayetlerde namazın savaşta bile terk edilememesi yine Kuran’ın Allah sözü olduğunun diğer bir kanıtıdır.

Üstteki bilgiler bize Kuran’ın bir insan sözü değil, Allah’ın sözü olduğunu göstermektedir. Bilimsel konulardaki mucizeler de Kuran’ın Allah sözü olduğunu gösteren diğer delillerdendir.

Kuran’ın bilimsel mucizeleri için tıklayın : http://akingozukan.com/kategori/kuran-mucizeleri

HZ. MUHAMMED, KESİN OLARAK PEYGAMBERDİR” üzerine 5 yorum

  1. Tebbet sureside Kuranın Allah sözü olduğunun kanıtıdır bu surede Ebu Lehebin Kafir olarak inanmayarak öleceği geçer bu gaybi bir bilgidir. Ebu Leheb bu sureden 7 yıl sonra ölmüştür bu 7 yıl içinde iman etme durumu olsaydı kitap hükümsüz olurdu. Gaybı Allahtan başkası bilemez

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir