ATEİZME CEVAP

KURAN DİYOR Kİ : “GERÇEK İSLAM BU DEĞİL”

İslam dininin kutsal kitabı belliyken neden bu kadar farklı yorumlar var? Neden kimisi dinden döneni öldürüyor bazısı ise “dinden dönene karışamazsınız” diyor. Neden bazısı İslam adına kadınlara zulmediyor bazısı ise el üstünde tutuyor. Bu soruları binlerce çoğaltabiliriz. Sebebi şudur; İnsanlık dışı uygulamalar yapanlar dini kaynak olarak Kuran’ı kabul etmez , uydurma hadis ve rivayetleri kaynak olarak alırlar. İnsancıl ve aklı başında olanlar ise sadece Kuran’ı referans kabul ederler.

Hızlı bir giriş yaptım farkındayım…

İslam’a yaklaşan insanlar iki çeşittir. Birincisi anne babasından öğrendiği bilgileri sorgulamadan kabul edenler. İkincisi ise anne babasından öğrendiklerini Kuran’a göre tekrar düzeltenlerdir. Birinci karaktere Kuran’da şu şekilde dikkat çekilir;

Ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiklerine uyun” denilse, onlar: “Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız” derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler? [Bakara Suresi (2/170]

Bu kişiler din adına ailelerinden ne öğrendilerse aynen devam ettirirler. Ama Allah Kuran’da bunun yanlış olduğunu mutlaka aileden öğreneilen her şeyin sorgulanması gerektiğini emreder. Hatta bu kişiler çirkin bir şey yaptıklarında bunun kendilerine Allah tarafından emredildiğini iddia edecek kadar ileri giderler;

Onlar, ‘çirkin bir hayasızlık’ işlediklerinde: “biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti” derler. De ki: “Şüphesiz Allah, ‘çirkin hayasızlıkları’ emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah’a karşı mı söylüyorsunuz?” [A’raf Suresi (7/28]

Buradan da anlıyoruz ki Kuran harici kaynak kabul etmek insanı doğrulardan uzaklaştıracaktır. Gerçekten Allah’a ve Kuran’a iman eden kişiler kendilerinden Allah’ın ne istediğini araştırırken, geleneklerini devam ettirmek isteyenler, kendi psikopatlıklarına kılıf bulmak isteyenler yalan rivayetleri kullanır hatta bazen bu rivayetlerin Kuran’da geçtiğini bile iddia ederler;

Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. “Bu Allah katındandır” derler. Oysa o, Allah katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allah’a karşı (böyle) yalan söylerler. [Âli İmran Suresi (3/78]

Bazı kişiler ise Arapların Kuran’ı kendi dilinde okudukları halde neden Türkiye’deki anlaşıldığı gibi anlamadıklarını merak ederler. Bu sorunun cevabı aslında çok basittir. Çünkü Araplar dinin kaynağı olarak Kuran’ı kabul etmezler. Bu kafadaki kişiler Kuran’ın anlaşılamayacağını, dini hükümlerin rivayet ve sözde hadislerden çıkarılabileceğini iddia ederler. Halbuki onlarca ayette Kuran’ın tek kaynak olduğu net bir şekilde bildirilmiştir. Yeterli olduğu ve eksiksiz olduğu. Kuran’ın korunacağı bildirilmişken hadis ve rivayetlerin korunacağına dair hiçbir ayet yoktur. Peygamber’e itaat edilmesi ile ilgili ayetlerin tamamı vahyi bildiren Peygamber’e vahyi bildirdiği için itaat edilmesi manasına gelir. Hadis manasında değildir. Tabi ki bu geniş konuya bu makalede girmeyeceğim. Kısaca Arapların veya Arapçayı çok iyi bilen kişilerin İslam dini diye bambaşka Kuran dışı bir din anlatmalarının sebebi Kuran’ı dinin kaynağı olarak kabul etmemeleridir. Hatta Kuran ayetlerinin çoğunun hadislerle yürürlükten kalktığını iddia ederler. Tevrat’ı ve İncil’i değiştiren müşrik kafa, Kuran’ı değiştiremediği için Kuran ayetlerini kendi uydurdukları hadis ve rivayetlerle yürürlükten kaldırmışlardır. Halbuki Kuran’da iptal edilen hiçbir ayet yoktur. İptal edildi denilen ayetlerin tamamı müşriklerin hoşuna gitmeyen ayetlerdir. Bu nedenle bir hadis ve rivayet uydurup beğenmedikleri hükümleri “o hüküm kalktı” diyerek İslam’dan çıkarmaya çalışmışlardır.

Kuran’daki dinle uydurulan din arasındaki farklar binlercedir. Ben size vurucu bir örnek vermek istiyorum. Kime sorsanız “Kuran’a göre affedilmeyecek tek günah nedir” ? cevap : Kul hakkı olur. Peki en çok bilinen bu bilgi doğru mudur? Tabi ki hayır. Kul hakkı Kuran’a göre haramdır ama affedilmeyecek tek günah şirktir;

Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur. [Nisa Suresi (4/48]

Mesela Recm, yani zina yapanın taşlanarak öldürülmesi eski bir müşrik geleneğidir. İslam’la uzaktan yakından alakası yoktur. Ancak bu geleneği bırakmak istemeyen müşrikler, Kuran’da cezası belli olan (100 değnek) zinanın cezasını “o hüküm kalktı veya aslında Kuran’da recm ayeti vardı keçi yedi” gibi uydurmalarla kabul etmezler. Aslında bunun asıl sebeplerinden biri de İslam’a giren milletlerin kendi geleneklerini bırakmak istememesi ve geleneklerini Kuran’a uyarlama istekleridir. Bu da aslında başlı başına bir makale konusudur. Bu konuya da detaylı girmeyeceğim.

Mesela dinden dönenin öldürülmesi Kuran’da yoktur;

Gerçek şu, iman edip sonra inkâra sapanlar, sonra yine iman edip sonra inkâra sapanlar sonra da inkârları artanlar… Allah onları bağışlayacak değildir, onları doğru yola da iletecek değildir. [Nisa Suresi (4/137]

Ayette görüldüğü gibi iman eden, inkar eden bir insan öldürülmüyor, sonra tekrar iman edip tekrar inkar ediyor. Dolayısıyla dinden dönenin öldürülmesi tamamen uydurma bir iddia. Böyle bir iddia imtihan mantığına da aykırıdır. Eğer dileyen kişi inkar edemiyorsa o zaman imtihandan bahsedemeyiz. Zaten müşrik sistemin en önemli özelliği imtihan ortamını kaldırmak istemesidir. İnsanları sürekli baskı altında tutup dini yaşatmak ister. Sakalını keseni, namaz kılmayanı, içki içeni ya öldürür ya döver. Ancak Kuran’da bunların hiçbiri yoktur;

Ve de ki: “Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. [Kehf Suresi (18 /29]

Ayrıca başka bir örnek vermek gerekirse Komünizm’in kurucusu Karl Marx’ın yazdığı Das Kapital’de insan öldürmek ve katletmekle ilgili hiçbir ibare olmamasına rağmen Komünizm’i uygulayan her lider milyonlarca kişiyi katletmiştir. Komünistlerin yazdığı Komünizm’in Kara Kitabı isimli kitabın 17. sayfasında Komünist rejimlerde ölen kişilerin 100 milyon olduğu belirtilir. Komünistlere bu bilanço hatırlatıldığı zaman “Onlar gerçek Komünizmi yaşamadılar” derler. Hatta gerçek Komünizmin şu ana kadar yaşanmadığını iddia ederler. Komünizm ideolojisinin kalkıp 100 milyon cinayetini “gerçek Komünizm değil” diyerek kabul etmemesi karşısında, Kuran’da savunma savaşı harici savaş olmadığı halde ısrarla İslam adına vahşet ve kadınlara zulmeden kişilerle ilgili “işte gerçek Müslümanlar” demeleri son derece samimiyetsiz bir tavırdır.

Yazımı aslında ateist olan, internet ortamında da İslam’a karşı yoğun mücadele eden bir kişinin gerçek İslam ve uydurma İslam arasındaki farkla ilgili yazdığı bir yazının ekran görüntüsüyle bitiriyorum. Umarım tüm ateist ve İslam düşmanları bu gerçekleri görürler, görenler de bir an önce kabul ederler…

1

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir