YAZILARIM

KURAN’DA KADIN YARIM İNSAN MI?

Kuran’a karşı olan kişiler, Kuran’da kadınlarla ilgili ayetleri ters yorumlayarak insanları yanıltma taktiği yapmaktadırlar. Aslında bariz bir mantık hezimeti olmasına rağmen bir kısım kişiler bu anlatımlardan etkilenmektedir. Ufak bir dikkatle bile aslında Kuran’da kadının korunduğu anlaşılabilir. Kısaca bu iddiaları inceleyelim.

Kadının Kuran’daki Şahitlik Hükmü

Şahitlik pek çok kişinin çekindiği, fiziki üstünlüğü olmasına rağmen bir erkeğin bile girmekte zorlandığı bir konudur. Bu yüzden Allah, ayetle birer erkeğin şahitliğinin yanında eğer başka bir erkek yoksa bir erkeğe karşı iki kadının şahit olması gerektiğini bildirerek kadınların üzerindeki bu manevi zorluğu hafifletmiştir. Kuran’a karşı olan kişiler ise bu ayette kadının yarım kabul edildiğini iddia ederek bariz bir saptırmacayla insanları aldatmaya çalışırlar.

…Erkeklerinizden de iki şahid tutun; eğer iki erkek yoksa, şahidlerden rıza göstereceğiniz bir erkek ve biri şaşırdığında öbürü ona hatırlatacak iki kadın (da olur)… [Bakara Suresi (2/282]

Allah, ayette görüldüğü gibi şahitlikte erkeği yalnız bırakırken, kadını yalnız bırakmayıp iki kadın hükmüyle kadını baskıya karşı korumuştur. Ancak bazı kişilerin bu ayetin hükmünden kadının yarım insan olduğu sonucu çıkarması çok zorlama bir yorumdur. Mesela bir baba, oğlu geç saatte dışarı çıkarken “tamam çık” derken, eğer kızı dışarı çıkacaksa “ablanla beraber gidin” diyerek kızının güvenini düşünür. Nasıl bu örnekte baba, kızını yarım insan olarak görmüyorsa şahitlik hükmünden de kadının yarım insan olduğu sonucu çıkmaz. Ayrıca Allah kadınlar için son derece nezaketli bir üslup kullanarak “eğer baskıdan korkarsanız” demek yerine “eğer biriniz unutursa” diyerek kadınların rahatsız olmayacağı bir üslupla hükmünü bildirmiştir.

Ayrıca bu hüküm sadece mali konularda geçerlidir. Çoğu kişinin dikkat etmediği husus, kadının zina iddiası konusundaki şahitliğinin erkekten üstün olmasıdır.

Kendi eşlerine (zina suçu) atan ve kendileri dışında şahidleri bulunmayanlar ise, onlardan da her birinin şahidliği, Allah adına dört (kere yemin) ile kendisinin hiç şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmektir. Beşinci (yemini) ise, eğer yalan söyleyenlerdense, Allah’ın lanetinin muhakkak kendi üzerinde olması(nı kabul etmesi)dir. Onun (kadının) da dört kere Allah adına (yeminle) onun (kocasının) hiç şüphesiz yalan söyleyenlerden olduğuna şahidlik etmesi kendisinden cezayı uzaklaştırır.[Nur Suresi (24/6-7-8]

Ayette de görüldüğü gibi kadına karşı yapılan iftira suçlaması sonucunda erkeğin yaptığı 5 yemine karşın, kadının 4 yemin etmesi sonucu kadının şahitliği kabul edilmektedir. Bu durumda erkeğin şahitliği kadının şahitliği karşısında yarım değil hiç hükmündedir.

Kadının Kuran’daki Miras Hükmü

Kuran’a karşı olan kişilerin sürekli örnek verdikleri ayetlerden biri de mirasla ilgili olanlardır. Açıkça kadının korunduğu, hatta kadının erkeğe nazaran üstün tutulduğu bir ayeti yine kadının yarım insan olarak anlatıldığı bir ayet olarak göstermektedirler.

Çocuklarınız konusunda Allah, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder… [Nisa Suresi (4/11]

Ayette çocuklar konusundaki hükümden bahsedilmektedir. Mesela çocuktan büyüklerine kalan mirasta kadın ve erkeğe birer pay vardır. Ayrıca Allah, kadının bakımını zaten erkeğe vermiştir. Hem babası, hem erkek kardeşi, hem de eşi kadına bakmak zorundadır.  Ama buna rağmen kadına mirastan pay verilmesi burada kadının korunduğunu gösterir. Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. Mesela bir annenin iki çocuğu olsa ve çocukları dışarı çıksa, büyük olana 100 tl verilse küçük olana 50 tl verilse, ayrıca büyük olana “kardeşi ne isterse alması” söylense. Burada kimse küçük çocuğa haksızlık yapıldığını iddia edemez. Hatta eşitlik küçük çocuk lehine bozulmuştur.

Kuran’da Kadın Dövme Yoktur

Kuran çevirilerinin belki de en büyük hatalarından biri Nisa suresindeki ayetlerde yaşanmaktadır.

Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun…  [Nisa Suresi (4/34]

Çevirilerde genelde bu şekilde aktarılan ayette geçen “darabe” kelimesi onlarca manaya gelen bir kelimedir. Bu anlamlardan sadece bir tanesi “vurmak” manasına gelir. Ancak Kuran’ın diğer ayetlerinde bu kelime her zaman “sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak” manasında kullanılırken bu ayette özellikle böyle bir çeviri yapılması ilginçtir. Darabe’nin bu manada kullanıldığı bir ayet şu şekildedir;

Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda), kafirlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kafirler, sizin apaçık düşmanlarınızdır. [Nisa Suresi (4/101]

Genelde çevirilerde parantez içlerine “(bu da yetmezse hafifçe)” gibi bir ibarenin eklenmesi de mantık dışıdır. Çünkü eğer vurmak manası alınırsa bunun hafif olacağına dair bir yorum yapamayız. Konunun aslı bu kelimenin doğru çevrilmesidir. Bu kelime ayet içinde “sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak” manasında kullanılmıştır. Çünkü vurmak kelimesi ayetin gidişatına da Kuran’ın genel mantığına da uymamaktadır. Önce öğüt verme, sonra yataklarını ayırma gibi son derece kaliteli aklı başında tavırlardan sonra bir anda vurmak akla ve mantığa uymaz. Ki 4. aşama tamamen ayrılıktır. 3. aşamanın vurmak olması mümkün değildir. Ayeti gerçek manasıyla aldığımızda;

Nüşuzundan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse ) bir müddet ayrılın…  [Nisa Suresi (4/34]

Aslında bu hükümler çok net olmasına rağmen bir kısım bağnaz zihniyetin kadınlarla ilgili uydurduğu akıl almaz sözde hükümler nedeniyle Kuran’daki bu ayetler de kadınların aleyhine yorumlanmıştır. Ama bazı uydurma rivayetlerdeki anlatımlarla Kuran’daki anlatımların birbiriyle uzaktan yakından alakası yoktur. Kuran’da kadın her zaman korunmuştur. Mesela bir kadın eğer bebeğini emzirmek istemezse eşi ona sütanne bulmak mecburiyetindedir. İki kişi ayrılsa bile erkek kadını ömrü boyunca korumak zorundadır  ve mutlaka ona nafaka ödemek zorundadır. Kadın Kuran’da Allah tarafından bu kadar detaylı korunurken bazı kişilerin kalkıp “Kuran’da kadın yarım insan” demesi çok samimiyetsiz bir iddiadır.

KURAN’DA KADIN YARIM İNSAN MI?” üzerine 9 yorum

  1. miras konusunda haklısınız lakin, şahitlik konusunda Allah’ın “..biri şaşırdığında” sözünü nasıl o şekilde yorumlayabiliyorsunuz. bunu nezaketten ötürü olduğunu neye dayanarak dile getiriyorsunuz. değiştirmek gibi olmuyor mu biraz ?

  2. Kadınlar erkeklerden çok daha zekidir. Ayrıca bu tarz durumlar başka ayetlerde emredildiği üzere zaten bir kağıt üzerinde yazılı olmak zorundadır. Kağıt üzerinde yazılı olan birşeyin unutulması mümkün değildir. Bu yüzden kadının unutması teknik olarak da mümkün değildir. Tek konu baskı görmemesidir.

  3. yazılı olması gerektiğini bilmiyordum. o ayetlere bakacağım. o açıdan düşününce haklısınız. teşekkürler.

  4. Bir tehdit olmasa bile bazı bayanlar tek başlarına kaldıkları veya bir baskı hissedebilecekleri bir ortamda;kendilerini rahatsız hissedebilir veya gerilebilirler ve bundan dolayı da önceden şahitlik ettiği olayın içeriğini o an karıştırabilir şaşırabilir veya unutabilirler. Allah ise bayanların böyle bir zor durumda kalmamaları için bir tane arkadaş ile bu baskı ortamında kendilerine yardım etmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir